<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erzurum.in</title>
	<atom:link href="http://www.erzurum.in/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erzurum.in</link>
	<description>Bir başka WordPress sitesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Jan 2012 16:59:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Oltu Taşı</title>
		<link>http://www.erzurum.in/oltu-tasi/</link>
		<comments>http://www.erzurum.in/oltu-tasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 16:59:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PhiL0sQph3R</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[oltu]]></category>
		<category><![CDATA[oltu canlı chat]]></category>
		<category><![CDATA[oltu canlı sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[oltu chat]]></category>
		<category><![CDATA[oltu görüntülü sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[oltu kameralı sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[oltu sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[oltu taşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurum.in/?p=42</guid>
		<description><![CDATA[Oltu taşının diğer bir adıda Karakehribardır. Oltu taşı siyah, koyu kahve, sarı, nadiren de gri-yeşilimsi olabir. Bu maden esasında bir karbon bileşenidir, siyah renkli, kolay işlenebilen, bu nedenle de takı ve ziynet eşyası yapımında kullanılır. Genelde bayan takıları ve [tesbih] üretiminde önemli bir yere sahiptir. Yüzyıllardan beri yörede genellikle tek kişilik ve babadan oğla geçen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Oltu taşının diğer bir adıda Karakehribardır. Oltu taşı siyah, koyu kahve, sarı, nadiren de gri-yeşilimsi olabir. Bu maden esasında bir karbon bileşenidir, siyah renkli, kolay işlenebilen, bu nedenle de takı ve ziynet eşyası yapımında kullanılır. Genelde bayan takıları ve [tesbih] üretiminde önemli bir yere sahiptir. Yüzyıllardan beri yörede genellikle tek kişilik ve babadan oğla geçen ev-atölyelerde fazla bir değişikliğe uğramadan üretilmektedir. 3213 sayılı Maden Kanunu&#8217;nda kıymetli taşlar arasında olduğunun tescili dahi yapılmıştır. Yakın tarihlerden itibaren Gürcistan üzerinden getirilen benzer özelliklerdeki taşlar Oltu taşı adı altında pazarlanmaktadır. Ancak bu taşlar kalitesiz, çabuk kırılganlık özelliğine sahip ve Oltu taşında bulunan siyah ve kahveregimsi özelliklerinin dışındadır. Kalitesinin düşüklüğü sebebiyle piyasaya ucuz olarak sürülmekte bu da hakiki Oltu taşı üretici ve pazarlamacılarının işlerini zorlaştırmaktadır.</p>
<h2>Oltu tasının fiziksel ve kimyasal özellikleri</h2>
<p>Oltu taşının fiziksel ve kimyasal özellikleri incelendiğinde başlıca şu özelliklere sahip olduğu görülür: Mohs sertlik skalasına göre 3 sertliğe, 1.5 yoğunluğa sahip ve karbon içeriği yüksek olan bir yarı değerli süstaşıdır. Çıra gibi is çıkararak yanar ve geride sigara külüne benzer bir artık bırakır. Linyite göre çok bitümlü ve çok sık yapılı olmasına karşın genelde kompakt linyit olarak tanımlanabilir. Sürtünme ile elektriklenir ve hafif cisimleri çeker. Yanma esnasında aniden soğutulursa donar, camlaşır ve kalıp halini alır. Oltu taşı, yerkabuğu içinde iken yumuşak, hava ile temas ettiğinde sertleşen, bitümce zengin kompakt bir linyit çeşididir birçok tesbih ve benzeri şeyler yapılır..</p>
<p>Erzurum’a özgü oltu taşı Oltu ilçesinden güç koşullar altında çıkarılmakta olup bu taş ile tespih anahtarlık gerdanlık broş küpe saç tokası tarak ağızlık yüzük bilezik sigaralık ve çeşitli süs eşyaları yapılmaktadır. Özellikle Oltu taşından yapılmış 33 taneli tespihlerin stres giderici bir özelliği olduğuna da inanılmıştır.</p>
<p>Oltu Taşı siyah tıkız parlak ve kavlı biçiminde kırıkları olan parlatılabilen tıraşlanabilen bir nevi linyit taşıdır. Erzurum’da Oltu Taşı altın ve gümüşle birlikte kullanılarak çeşitli süs eşyaları ve tespihler yapılmaktadır. Oltu Taşının ocaktan çıkarılması ve işlenmesi oldukça zordur. Çok çabuk kırılma özelliğinden ötürü çıkarılma ve işlenmesinde özel aletler kullanılmaktadır.</p>
<p>Orta Çağlarda tespihlerde kutsal sayılan sandıklarda ve heykel yapımında kullanılan Oltu Taşı XIX.yüzyılda mücevher yapımında da kullanılmıştır. Günümüzde Erzurum’un Oltu ilçesinde 300’den fazla ocaktan çıkarılan ve Erzurum Kehribarı olarak isimlendirilen Oltu Taşı’ndan yapılan eserleri, Rüstem Paşa Bedesteni (Taşhan)’ndan satın alabilirsiniz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurum.in/oltu-tasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum Şivesi Kelimeler</title>
		<link>http://www.erzurum.in/erzurum-sivesi-kelimeler/</link>
		<comments>http://www.erzurum.in/erzurum-sivesi-kelimeler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 16:47:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PhiL0sQph3R</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum chat]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum şivesi]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[erzurumca kelimeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurum.in/?p=39</guid>
		<description><![CDATA[aba : abla ağa : ağabeyi baci : bacı beg : beğ bibi : hala boğızli : obur bedimli : meteliksiz cingen : çingene cığız : mızıkçı cırbağa : cılız,çelimsiz çarşut : casus çerçi : gezgin satıcı densiz : uygunsuz devamsız : işe yaramaz dığa : hararet olarak çocuk dıreş : uzun boylu dızınan : [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>aba : abla<br />
ağa : ağabeyi<br />
baci : bacı<br />
beg : beğ<br />
bibi : hala<br />
boğızli : obur<br />
bedimli : meteliksiz<br />
cingen : çingene<br />
cığız : mızıkçı<br />
cırbağa : cılız,çelimsiz<br />
çarşut : casus<br />
çerçi : gezgin satıcı<br />
densiz : uygunsuz<br />
devamsız : işe yaramaz<br />
dığa : hararet olarak çocuk<br />
dıreş : uzun boylu<br />
dızınan : iri kıyım,iri yapılı<br />
emi : amca<br />
enik : köpek yavrusu<br />
ergişi : erkek<br />
esgetek : kadın<br />
eze : teyze<br />
gada : ağabeyi<br />
gancık : sözünde durmayan,dişi köpek<br />
gavat : değersiz adam<br />
gottozlanan : dik kafalı<br />
gollik : kısa boylu<br />
görüm : görümce<br />
gucur : kısa boylu<br />
guma : ikinci eş<br />
guzzik : kambur<br />
güleş : güler yüzlü<br />
hızan : fakir<br />
hızmeker : erkek hizmetçi<br />
hırhız : hırsız<br />
hodah : hayvanlara bakan çocuk<br />
igit : yiğit<br />
kalikli : ******<br />
kanayaklı : kadın,yavaş<br />
kelloş : kel<br />
keltoş : kel<br />
keyvani : ev hanımı<br />
kivra : kirve<br />
kizir : köy adını ağız yapabilen kişi<br />
kor : bakıpta görmeyen<br />
maraba : tarım işçisi<br />
matıf : suratsız adam<br />
mazanni : şüpheli adam<br />
omo : dalkavuk<br />
poşa : çingene kadın<br />
paşvani : bekçi<br />
sınıhçi : kırıkçı<br />
sogumsuz : sabırsız<br />
şağıldahli : pis adam<br />
şergada : akla gelmeyen işler yapan<br />
tanko : sosyetik<br />
termaş : şanslı<br />
uşah : çocuk<br />
vola : ulan<br />
yelloz : müflis<br />
yegin : aceleci<br />
zenne :kadın<br />
ağıl : yazın hayvanların koyulduğu yer<br />
ahbun : hayvan gübresi<br />
aşgar : kir<br />
avlu : evin giriş salonu<br />
ayvan odası: boş oda<br />
baca : dam<br />
bardan : büyük çuval<br />
berf : kar<br />
bedire : kova<br />
cağ : şiş<br />
cakkıl : zincirli iki ucuna kova takılan uzun çubuk<br />
ceferlik : odunluk<br />
cılfa : pulluk<br />
cıstik : erkek ayakkabısı<br />
çangıl : zil<br />
çenebit : camdan ekmek kabı<br />
çermik : kaplıca<br />
damçi : damla<br />
dastar : hamurun üstüne örtülen örtü<br />
dıldılık : ince elbise<br />
dibek : öğütme aracı<br />
düllük : düdük<br />
eğiş : tandırdan eşya veya ekmek çıkarmak için kullanılna araç<br />
enek : sapanın toprağı yaran kısmı<br />
fırfırik : topaç<br />
galah : tezek yığını<br />
geven : deve dikeni<br />
gobçe :düğme<br />
gullep : kapı demiri<br />
gurna : kurna<br />
hagos : tarla sulama arkı<br />
halhal : bilezik<br />
hamayıl : boyuna asılan muskalı gümüş kap<br />
hepenk : kepenk<br />
hemecik : bebek oyuncağı<br />
hesir : otlardan yapılmış sergi<br />
hıbar : duvar dizmede büyük taşlar arasıra konan küçük taş<br />
hış : küpeklerin boynuna takılan demir<br />
him : temel<br />
hozan : sürülmemiş tarla</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurum.in/erzurum-sivesi-kelimeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşık Reyhani &#8211; Soranında Avradını</title>
		<link>http://www.erzurum.in/asik-reyhani-soraninda-avradini/</link>
		<comments>http://www.erzurum.in/asik-reyhani-soraninda-avradini/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 16:34:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PhiL0sQph3R</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[aşık]]></category>
		<category><![CDATA[aşık reyhani]]></category>
		<category><![CDATA[aşık reyhani türküsü]]></category>
		<category><![CDATA[reyhani]]></category>
		<category><![CDATA[türkü chat]]></category>
		<category><![CDATA[türkü dinle]]></category>
		<category><![CDATA[türkü sohbet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurum.in/?p=34</guid>
		<description><![CDATA[Aşık Reyhaninin Kazak Abdal Şiiri olan eşeği saldım çayıra parçasını güzel dermemesi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşık Reyhaninin Kazak Abdal Şiiri olan eşeği saldım çayıra parçasını güzel dermemesi <object width="400" height="300"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/cfUAxt_i4pk?version=3&amp;hl=en_US&amp;rel=0"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/cfUAxt_i4pk?version=3&amp;hl=en_US&amp;rel=0" type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="300" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurum.in/asik-reyhani-soraninda-avradini/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ermeni Terörü</title>
		<link>http://www.erzurum.in/ermeni-teroru/</link>
		<comments>http://www.erzurum.in/ermeni-teroru/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 16:24:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PhiL0sQph3R</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ermeni Soykırımı]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni chat]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni terörü]]></category>
		<category><![CDATA[ermenistan chat]]></category>
		<category><![CDATA[ermenistan terörü]]></category>
		<category><![CDATA[terörist ermeniler]]></category>
		<category><![CDATA[terörist ermenistan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurum.in/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye açısından Ermeni sorununun önemli bir boyutu da, Ermenilerin Türklere karşı silahlı terör metodolojisini kullanmaya başlamalarıdır. Türk devlet adamlarına yönelik bu saldırgan strateji, ilk defa 1905&#8242;de II. Terörün Beş Yüzü. 29 Eylül 1986 tarihli TIME dergisinin kapağı.Abdülhamit&#8217;e yapılan bombalı saldırı ile başlamıştır. Anadolu dışında kurulan Hınçak, Tasnak, Ramgavar, Hınçak İhtilal Komitesi, Silahlılar Cemiyeti, Ermenistan’a Doğru [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye açısından Ermeni sorununun önemli bir boyutu da, Ermenilerin Türklere karşı silahlı terör metodolojisini kullanmaya başlamalarıdır. Türk devlet adamlarına yönelik bu saldırgan strateji, ilk defa 1905&#8242;de II. Terörün Beş Yüzü. 29 Eylül 1986 tarihli TIME dergisinin kapağı.Abdülhamit&#8217;e yapılan bombalı saldırı ile başlamıştır. Anadolu dışında kurulan Hınçak, Tasnak, Ramgavar, Hınçak İhtilal Komitesi, Silahlılar Cemiyeti, Ermenistan’a Doğru Cemiyeti, Genç Ermenistan Cemiyeti, İttihat ve Halas Cemiyeti ve Karahaç Cemiyeti gibi halkı silahlı ayaklanmaya sevk eden örgütlenmeler meydana getirilmiştir. Bütün bunların sonucunda binlerce Türk ve Ermeni’nin hayatına mal olan isyan hareketleri ülkenin dört bir yanına yayılmıştır.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından 1965 yılına kadar sakin bir dönem geçirildikten sonra, Ermeni lobisinin desteğiyle terör hareketleri birdenbire tekrar ortaya çıkarılmış, Türk diplomatları öldürülmeye başlanmıştır. 1972 yılı sonuna kadar çeşitli ülkelerde 20&#8242;ye yakın anıt dikilmiş, basın ve yayın yolu ile karalama faaliyetleri programlı olarak uygulamaya konmuştur.</p>
<p>Bu yeni dönemde terörü özendiren, geliştiren, hazırlayan, daha geniş alanlara yayılmasını, ve hedeflerinin çeşitlenmesini sağlayan; terör tim ve grupları oluşturan, yeni örgütlenme çabalarına destek, temas ve ilişkiler ortamı hazırlayanlar, Taşnak ve Hınçak terör örgütleridir. Bunların yanında isminden en çok söz ettiren ve Ermeni terörü ile eş anlamda kullanılan “Ermenistan&#8217;ın Kurtuluşu İçin Ermeni Gizli Ordusu” örgüt adının kısaltılmış şekli olan ASALA&#8217;dır.</p>
<p>Geleneksel terör örgütleri içlerinden çıkardıkları terör tim ve gruplarıyla, ASALA ise terörün en acımasız ve insanlık dışı uygulamalarıyla yeni dönemin terör yaratıcıları olmuşlardır. ASALA da manevi ve psikolojik desteği, temas ve ilişkiler ortamını Hınçaklardan almıştır.</p>
<p>Ermeni terörü, yurt dışındaki Türk görevlilerine, temsilciliklerine ve kuruluşlarına yönelik silahlı saldırılar şeklinde kısa zamanda hızlı bir tırmanış göstererek yoğunluk kazanmıştır. Bu dönemde, Avrupa ve doğu ülkeleri ile Suriye ve Lübnan&#8217;da üsler edinen Ermeniler, Kıbrıs Rumları ve Yunanistan ile işbirliği içine girerek eylemlerini gerçekleştirmişlerdir.</p>
<p>Ermeni terör örgütleri, dış dünyanın tepkileri üzerine 1980’li yıllarda taktik değiştirerek, PKK terör örgütü ile işbirliğine girmişlerdir. 1984 yılında bölücü terör örgütü PKK sahneye itilmiş ve Asala-Ermeni terörü geri plana çekilmiştir. Ermeniler ile PKK arasındaki bağlantıyı ortaya koyan bazı somut örnekler şunlardır:</p>
<p>· Bölücü terör örgütü PKK, 21-28 Nisan 1980 tarihini “Kızıl Hafta” olarak ilan etmiş ve 24 Nisan tarihini sözde Ermenilerin katledilme günü olarak anarak, toplantılar yapmaya başlamıştır.</p>
<p>· 8 Nisan 1980 tarihinde Lübnan&#8217;ın Sidon kentinde PKK ve ASALA terör örgütleri ortak basın toplantısı düzenlemişler ve toplantı sonucu bir deklarasyon yayınlamışlardır. Ancak bu olayın tepki çekmesi üzerine ilişkilerin illegal alanda gizli olarak sürdürülmesi kararlaştırılmıştır. Bu uzlaşmadan sonra, 9 Kasım 1980 tarihinde Strazburg Türk Başkonsolosluğu’na, 19 Kasım 1980 tarihinde ise Roma Türk Hava Yolları bürosuna yönelik olarak düzenlenen saldırılar, PKK ve ASALA terör örgütleri tarafından ortaklaşa üstlenilmiştir.</p>
<p>· Bölücü terörist Abdullah Öcalan, Ermeni Yazarlar Birliği tarafından “Büyük Ermenistan hayali fikrine olan katkılarından dolayı” onur üyeliğine seçilmiştir.</p>
<p>· Ermeni Halk Hareketi’nin bünyesinde, bir çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi bir Kürdistan Komitesi oluşturulmuştur.</p>
<p>· 4 Haziran 1993 tarihinde; Ermeni Hınçak Partisi, ASALA ve PKK terör örgütü mensuplarının katılımıyla Batı Beyrut&#8217;ta bulunan PKK terör örgütü merkezinde bir toplantı yapılmıştır.</p>
<p>Ermeni-PKK ilişkisiyle ilgili bir başka çarpıcı örnek ise, 6- 9 Ocak 1993 tarihlerinde Beyrut&#8217;taki iki ayrı kilisede düzenlenen ve Lübnan Ermeni Ortodoks Başpiskoposu, Ermeni Parti yetkilileri ile 150 gencin katıldığı toplantılarda kullanılan şu ifadelerdir:</p>
<p>· Şimdilik Türkiye&#8217;ye karşı sakin tutum gösterilmelidir.</p>
<p>· Ermeni toplumu gittikçe büyümekte ve ekonomik yönden güçlenmektedir.</p>
<p>· Geliştirilen propaganda faaliyetleri sayesinde, bütün dünyada (sözde) soykırım daha iyi bilinmeye başlanmıştır.</p>
<p>· Ermenistan devleti kurulmuştur, her geçen gün toprakları genişlemektedir ve atalarının intikamını mutlaka alacaklardır.</p>
<p>· Başta ABD olmak üzere, diğer batılı ülkeler de Karabağ&#8217;da sürdürülen savaşta Ermenileri haklı bulmaktadırlar. Bu fırsatı değerlendirmek gerekir&#8230; Karabağ&#8217;da savaşan Ermeni gençlerine yenileri katılacaktır.</p>
<p>· Türkiye&#8217;de -PKK terör örgütü ile yapılan mücadele kastedilerek- iç savaş devam edecek, Türk ekonomisi sıfır noktasına gelecek ve vatandaşlar baş kaldıracaklardır.</p>
<p>· Türkiye bölünecek ve bir Kürt devleti kurulacaktır.</p>
<p>· Ermeniler Kürtlerle olan ilişkilerini iyi bir şekilde yürütmeli ve Kürtlerin mücadelelerini desteklemelidirler.</p>
<p>· Bugün Türklerin elinde olan topraklar, yarın Ermenilerin olacaktır.</p>
<p>Özetle; Ermeni terör örgütlerinin müşterek amacı; her fırsattan yararlanarak Türkiye&#8217;yi istikrarsızlığa sürüklemek ve sözde işgal altındaki Ermeni topraklarını kurtararak &#8220;Bağımsız Büyük Ermenistan&#8221;ı kurmaktır. Bugün devlet olma özelliğini de elde eden Ermenilerin, söz konusu isteklerinin değişik başlıklar altında devam ettiği görülmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurum.in/ermeni-teroru/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ermeni Sorunu Başlangıç</title>
		<link>http://www.erzurum.in/ermeni-sorunu-baslangic/</link>
		<comments>http://www.erzurum.in/ermeni-sorunu-baslangic/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 16:15:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PhiL0sQph3R</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ermeni Soykırımı]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni chat]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[ermenistan chat]]></category>
		<category><![CDATA[ermenistan sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[ermenistan sorunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurum.in/?p=28</guid>
		<description><![CDATA[Osmanlı devleti zayıflamaya başlayıp, misyoner okulları kurulup, hemen her konuda Avrupa&#8217;nın müdahalesine maruz kalınca, Türk-Ermeni ilişkilerinde de bir bozulma devri başlamıştır. Bazı devletler, Osmanlı devletini bölerek bölgesel çıkarlarına ulaşabilmek için, Ermenileri Türk toplumundan koparmayı hedeflemişlerdir. Berlin Kongresi&#8217;ne katılan ülkelerin temsilcileri bir oturumda.Özellikle Avrupa&#8217;nın bazı büyük devletleri &#8220;ıslahat&#8221; adı altında bir yandan Osmanlı devletinin iç işlerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı devleti zayıflamaya başlayıp, misyoner okulları kurulup, hemen her konuda Avrupa&#8217;nın müdahalesine maruz kalınca, Türk-Ermeni ilişkilerinde de bir bozulma devri başlamıştır. Bazı devletler, Osmanlı devletini bölerek bölgesel çıkarlarına ulaşabilmek için, Ermenileri Türk toplumundan koparmayı hedeflemişlerdir.</p>
<p>Berlin Kongresi&#8217;ne katılan ülkelerin temsilcileri bir oturumda.Özellikle Avrupa&#8217;nın bazı büyük devletleri &#8220;ıslahat&#8221; adı altında bir yandan Osmanlı devletinin iç işlerine karışırken, bir yandan da Ermenileri Osmanlı yönetimine karşı teşkilatlandırmışlardır.</p>
<p>Böylece ülke içinde ve dışında teşkilatlanan ve silahlanan Ermeni komiteleri ile Ermeni kiliselerinin kışkırtıcı faaliyetleri sonucunda, Ermeni toplumu yavaş yavaş Türklerden uzaklaşmaya başlamıştır.</p>
<p>Türklerin iyi tutumuna karşın, yabancı devletlerle işbirliğine girmek suretiyle Türklerle mücadeleye başlayan Ermeniler, Batının desteğini alabilmek için kendilerini &#8220;ezilen bir toplum&#8221; olarak göstermeye ve &#8220;Anadolu üzerindeki egemenlik haklarını Türklerin gasp ettiği&#8221; iddiasını dile getirmeye başlamışlardır.</p>
<p>Islahat Fermanı ile müslümanlar ve gayr-i müslimler hukuk önünde eşit statüye getirilince ayrıcalıklarını kaybeden Ermeniler, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda Rusya&#8217;dan, &#8220;işgal ettiği Doğu Anadolu topraklarından çekilmemesini, bölgeye özerklik verilmesini veya Ermeniler lehine ıslahat yapılmasını&#8221; istemişlerdir. Ermenilerin bu talebi, Rusya tarafından kısmen kabullenilmiş, Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından imzalanan Yeşilköy, eski adıyla Ayastefanos Anlaşması ve daha sonraki Berlin Anlaşması’yla Ermeni sorunu uluslar arası bir boyuta taşınmıştır. Böylece, Türkiye’yi bölmek isteyen yabancı güçler, Türk-Ermeni ilişkilerine müdahale etmeye başlamışlardır.</p>
<p>İngiltere ve Rusya tarafından tarih sahnesine sunulan Ermeni Sorunu, aslında emperyalizmin Osmanlı devletini yıkma ve paylaşma politikasının bir uzantısıdır. Sözde Ermeni soykırımı iddiaları ve yalanları da işte bu politikanın propaganda ürünüdür!..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurum.in/ermeni-sorunu-baslangic/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ermeniler Kimdir?</title>
		<link>http://www.erzurum.in/ermeniler-kimdir/</link>
		<comments>http://www.erzurum.in/ermeniler-kimdir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 16:12:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PhiL0sQph3R</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ermeni Soykırımı]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni chat]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[ermenistan]]></category>
		<category><![CDATA[ermenistan chat]]></category>
		<category><![CDATA[ermenistan sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[ermenistan tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurum.in/?p=25</guid>
		<description><![CDATA[Ermeniler, tarih boyunca başka devletlerin yönetimi altında kalmışlar ve bağlı oldukları devletlerin hizmetinde bulunmuşlardır. Ansiklopedik kaynaklarda, Erivan, Gökçegöl, Nahcıvan, Rumiye gölü kuzeyi ve Mako bölgesine, yukarı memleket anlamına gelen Armenia, bu yörelerde yaşayan halka ise Ermeni denildiği yer almaktadır. Ermeni tarihçilerin bir kısmı, M.Ö. 6. yüzyılda kuzey Suriye ve Kilikya bölgesinde yaşayan Hititlerden olduklarını; bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ermeniler, tarih boyunca başka devletlerin yönetimi altında kalmışlar ve bağlı oldukları devletlerin hizmetinde bulunmuşlardır.</p>
<p>Ansiklopedik kaynaklarda, Erivan, Gökçegöl, Nahcıvan, Rumiye gölü kuzeyi ve Mako bölgesine, yukarı memleket anlamına gelen Armenia, bu yörelerde yaşayan halka ise Ermeni denildiği yer almaktadır.</p>
<p>Ermeni tarihçilerin bir kısmı, M.Ö. 6. yüzyılda kuzey Suriye ve Kilikya bölgesinde yaşayan Hititlerden olduklarını; bir diğer kısmı ise Nuh&#8217;un oğullarından Hayk&#8217;a dayandıklarını söylemektedirler. Bunun yanında, Ermenistan denilen coğrafyada yerleşen ve bugün Ermeni diye adlandırılan toplumun, bölgenin kesin olarak neresinde yaşadıkları, sayıları ve aynı yörede ikamet eden diğer halklara kıyasla nüfus oranları bilinmemektedir. Ermeni tarihçileri bile kökenleri konusunda fikir birliği içinde değildir.</p>
<p>Tarihsel olarak bakıldığında, Ermenilerin sırasıyla, Pers, Makedon, Selefkit, Roma, Part, Sasani, Bizans, Arap ve Türklerin hakimiyeti altında yaşadıkları görülür. Ermeni derebeyliklerinin bir çoğu, bölgeye hakim olan ve Ermenileri kendi saflarına çekerek kullanmak isteyen devletler tarafından kurdurulmuştur.</p>
<p>Ermenileri Bizans&#8217;ın zulüm idaresinden kurtaran ve onlara insanca yaşama hakkını bahşeden, Selçuklu Türkleri olmuştur. Fatih döneminde ise, Ermenilere din ve vicdan hürriyeti en üst düzeyde verilmiş, Ermeni cemaati için dini ve sosyal faaliyetlerini yönetmek üzere Ermeni Patrikliği kurulmuştur. Osmanlı idaresinde Ermeniler dini görevlerini tam bir hürriyet içinde yerine getirirlerken, kendi din adamlarını da yine kendilerinin tayin etmelerine izin verilmiştir.</p>
<p>Aynı şekilde Anadolu’nun Türk idaresine girmesinden sonra burada yaşayan Ermeniler, kendi dillerini de tam bir serbestlikle konuşmaya devam ettiler. Osmanlı yönetimi, diğer cemaatlere uyguladığı politikayı onlara da uygulayarak Ermenice’yi ve Ermeni adlarının kullanılmasını serbest bıraktı. Türk matbaasının kurulmasından 160 yıl kadar önce Venedik’te matbaacılık eğitimi görmüş olan Sivaslı Apkar adındaki bir papaza 1567’de İstanbul’da bir Ermeni matbaası açması için izin verildi. İstanbul’dan başka İzmir (1759), Van (1859), Muş (1869), Sivas (1871) gibi taşra şehirlerinde de yeni Ermeni matbaaları faaliyete geçmiştir. 1908’de bütün ülkede Ermeni matbaası sayısı 38’e ulaşmıştır. Nitekim 1910 yılında İstanbul’da Ermenice 5 gazete ve 7 dergi çıkarılmaktaydı.</p>
<p>Osmanlı idaresinde Ermeniler, Türk insanının hoşgörüsünden de yararlanarak, adeta altın çağlarını yaşamışlardır. Askerlikten ve kısmen de vergiden muaf tutulan Ermeniler, ticaret, zanaat ve tarım ile idari mekanizmalarda önemli görevlere yükselme fırsatını elde etmişlerdir. Devletin çeşitli kademelerinde görev yapan Ermeniler, Osmanlı devletince kendilerine tanınan bu hoşgörüye karşılık verdikleri hizmetten dolayı &#8220;millet-i sadıka&#8221; olarak adlandırılmışlardır. 19. yüzyılın son çeyreğine kadar Osmanlıların bir Ermeni sorunu olmadığı gibi, Ermeni halkının da Türk yöneticileriyle halledemedikleri bir mesele mevcut değildir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurum.in/ermeniler-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Osmanlı ve Ermeniler</title>
		<link>http://www.erzurum.in/osmanli-ve-ermeniler/</link>
		<comments>http://www.erzurum.in/osmanli-ve-ermeniler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 16:11:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PhiL0sQph3R</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ermeni Soykırımı]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni chat]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[ermenistan]]></category>
		<category><![CDATA[ermenistan chat]]></category>
		<category><![CDATA[ermenistan sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurum.in/?p=22</guid>
		<description><![CDATA[Asya ve Avrupa kıtaları arasında köprü konumunda olan Türkiye, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan boğazları, Ortaasya, Kafkasya ve Ortadoğu’daki doğal enerji kaynaklarının kesiştiği noktadaki jeopolitik konumuyla bütün dünyanın dikkatini çekmektedir. Geçmişte Osmanlı devleti, bugün de Türkiye, bu jeopolitik ve jeostratejik konumundan dolayı çeşitli entrikaların çevrildiği bir alan olmuştur. Osmanlı devletini parçalayarak tarih sahnesinden silmek isteyen sömürgeci devletler, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Asya ve Avrupa kıtaları arasında köprü konumunda olan Türkiye, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan boğazları, Ortaasya, Kafkasya ve Ortadoğu’daki doğal enerji kaynaklarının kesiştiği noktadaki jeopolitik konumuyla bütün dünyanın dikkatini çekmektedir.</p>
<p>Geçmişte Osmanlı devleti, bugün de Türkiye, bu jeopolitik ve jeostratejik konumundan dolayı çeşitli entrikaların çevrildiği bir alan olmuştur. Osmanlı devletini parçalayarak tarih sahnesinden silmek isteyen sömürgeci devletler, bu entrikalarında yüzlerce yıldır Türklerle dostça yaşayan Ermenileri kullanmışlardır.</p>
<p>Tarihte olduğu gibi günümüzde de, Ermeni toplumu üzerinden siyasi ve ekonomik çıkar sağlamaya çalışan ülkeler bulunmaktadır. Bazı ülkelerde Türkleri ve Türkiye’yi sözde soykırımla suçlayan anıtlar dikilmekte, bazı ülkelerde de soykırım iddiasını tanımaya yönelik kararlar parlamento gündemlerine getirilmekte, hatta kimi ülke parlamentolarında kabul edilmektedir. Gerçekte tarihçilere bırakılması gereken bu konular, siyasetçilerin elinde çıkar aracı haline dönüştürülmektedir.</p>
<p>Tarih boyunca Romalılar, Persler ve Bizanslılar tarafından Anadolu’nun bir yerinden diğerine sürülen, savaşlara itilen ve çoğu kez üçüncü sınıf vatandaş muamelesi gören Ermeniler, Türklerin Anadolu’ya girişlerinden sonra Türklüğün adil, insani, hoşgörülü, birleştirici anlayış ve inancından yararlanmışlardır. Bu ilişkilerin gelişme ve doruğa ulaşma çağı olan 19. Yüzyıl sonlarına kadar süren devir, “Ermenilerin altın çağı” olmuştur. Osmanlı devletinin çalışan, liyakatli, dürüst ve becerili her vatandaşına sağladığı imkanlardan gayr-i müslimler içinde en çok faydalananlar Ermeniler olmuştur. Askerlikten, kısmen de vergiden muaf tutulurken, ticarette, zanaatta, çiftçilikte ve idari işlerde yükselme fırsatını elde etmişler ve devlete bağlı, milletle kaynaşmış ve anlaşmış olduklarından dolayı &#8220;millet-i sadıka” olarak kabul edilmişlerdir. Bu çerçevede Türkçe konuşan, ayinlerini bile Türkçe yapan bu topluluktan devlet kademelerinde önemli görevlere yükselenler, hatta Bayındırlık, Bahriye, Hariciye, Maliye, Hazine, Posta-Telgraf, Darphane Bakanlıkları, Müsteşarlıkları yapanlar olmuştur. Hatta Osmanlı devletinin meseleleri üzerinde Türkçe ve yabancı dillerde eserler de yazmışlardır.</p>
<p>Ancak Osmanlı devletinin zayıflamaya başladığı dönemlerde, hemen her konuda Avrupa’nın müdahalesi baş gösterince, Türk-Ermeni ilişkilerinde de bir bozulma başlamıştır. Batılıların özellikle misyoner din adamı kisvesinde, Osmanlı devleti içine soktuğu provokatörlerin faaliyetleriyle Ermeniler; dini, kültürel, ticari, sosyal ve siyasi açılardan Türk toplumundan uzaklaştırılmaya çalışılmıştır. Böylece, çoğu defa Türklerin zararlı çıktığı trajik olaylar başlamış, Doğu Anadolu’da başlatılan ve İstanbul’a kadar yayılan isyan hareketlerinde binlerce Türk ve Ermeni hayatlarını kaybetmiştir.</p>
<p>Birinci Dünya Savaşı sırasında ise; Osmanlı askeri olarak düşmanlara karşı savaşan veya geri hizmetlerde çalışan Ermenilere karşılık, Ermenilerin önemli bir kısmı düşman kuvvetlerinin yanında Türklere karşı savaşmıştır. Cephe gerisinde de komitacı Ermeniler kadın, çocuk, yaşlı ayrımı yapmaksızın katliamlara girişmişler, yüz binlerce Müslüman’ın hayatına kastederek Doğu Anadolu’yu bir harabe haline çevirmişlerdir.</p>
<p>Devletin bunları yatıştırmak ve durdurmak için aldığı tedbirler istismar edilmiş ve dış devletlerin tahrik ve vaatleriyle Ermeniler, bin yıl refah içinde yaşadıkları ülkeyi parçalamaya çalışmışlardır.</p>
<p>Anadolu dışında kurulan Hınçak, Taşnak, Ramgavar, Hınçak İhtilal Komitesi, Silahlılar Cemiyeti, Ermenistan’a Doğru Cemiyeti, Genç Ermenistan Cemiyeti, İttihat ve Halas Cemiyeti ve Karahaç Cemiyeti gibi örgütler, halkı silahlı ayaklanmaya sevk etmişlerdir.</p>
<p>Osmanlı devleti, Birinci Dünya Savaşı içinde, Ermeni isyanının yoğun olduğu Doğu Anadolu’da, bir yandan cephede Rus ordularıyla ve Rusların yanında yer almış olan Ermeni kuvvetleriyle savaşmak zorunda kalmıştı. Diğer yandan da cephe gerisinde Türkleri katleden, Türk köy ve kasabalarını yakıp yıkan, ordunun ikmal tesislerine ve konvoylarına saldıran Ermeni çeteleri ile mücadele etmek zorunda kalmıştır.</p>
<p>Ayrıca hem cephede hem de cephe gerisinde savaşmak durumunda bırakılmasına rağmen, 9-10 ay, cephe gerisindeki önemli tehlikeyi “mahalli tedbirlerle” çözüme ulaştırmaya çalışmıştır. Bu arada, 24 Nisan 1915’te, cephe gerisinde faaliyette bulunan Ermeni komitecilerine yönelik bir operasyon yapmış ve vatana ihanet eden 2345 komiteciyi tutuklamıştır.</p>
<p>Komitecilerin dışında özellikle Rus sınırına yakın bölgelerdeki Ermeni halkın da devlete isyan halinde olduğunu görünce, son çareye başvurmuş ve bölgedeki Ermenilerden sadece isyan hareketine karışanları savaş bölgesinden alıp, ülkenin emniyetli bölgelerine “sevk ve iskâna”, o dönemdeki ifadesiyle “tehcir”e tabi tutmuştur. Bu uygulama ile aynı zamanda her şeyden önce cephe gerisinde iç savaş ortamında bulunan Ermeni halkın can güvenliği sağlanmıştır. Çünkü Ermenilerin bölgedeki Türklere yaptıkları katliam ve mezalimin karşılığını müslüman halk da vermeye başlamıştı.</p>
<p>Ermenistan ile bir takım siyasi ve ekonomik çıkarlar için Ermenileri kullanan bazı devletler, yer değiştirme uygulamasını ve 24 Nisan’daki tutuklamaları bir “soykırım” gibi göstermek ve dünya kamuoyunu bu konuda ikna etmek için yoğun bir propaganda faaliyetine girişmişlerdir(1).</p>
<p>Oysa Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Osmanlı devletini işgal eden devletlerden İngilizler, aralarında Osmanlı siyasi ve askeri liderleriyle önde gelen aydınların da bulunduğu 143 kişiyi “Ermeni olaylarında savaş suçu işledikleri” gerekçesiyle tutuklayarak Malta adasına sürmüş ve hapsetmiştir. Suçlamalarla ilgili olarak Osmanlı, ABD ve İngiliz arşivlerinde geniş çaplı araştırmalar yapılmıştır. Buna rağmen, Malta’daki tutuklular hakkında iftiraları kanıtlayacak deliller mahkemeye sunulamamıştır. Sonuç olarak Malta&#8217;daki tutuklular, kendilerine hiçbir suçlama dahi yöneltilmeden ve duruşma yapılmadan 1922&#8242;de serbest bırakılmışlardır.</p>
<p>Ancak Türkleri sözde soykırımla suçlama gayretleri durmamış; Malta’daki yargılama sürecinde İngiliz basınında Osmanlı Hükümeti’ni sözde soykırım ile suçlayan ve bu konuyu ispata yeltenen bazı uydurma belgeler yayınlanmıştır. Söz konusu belgelerin General Allenby komutasındaki İngiliz İşgal Kuvvetleri tarafından Suriye&#8217;deki Osmanlı Devlet Dairelerinde ortaya çıkarıldığı iddia edilmiştir. Ancak, İngiliz Dışişleri Bakanlığı tarafından sonradan yapılan soruşturmalar, İngiliz basınına verilen bu belgelerin İngiliz ordusu tarafından ele geçirilen belgeler olmayıp, Paris&#8217;teki Milliyetçi Ermeni Delegasyonu tarafından müttefik delegasyonlara gönderilen yazılar olduğu anlaşılmıştır(2).</p>
<p>Bütün bu gerçeklere rağmen, sözde soykırım iddialarını gündemde tutmak için olağanüstü gayret sarf eden Ermeni komiteleri, terör eylemlerine yönelmişlerdir. 1965&#8242;ten sonra, çeşitli ülkelerdeki Ermenilerin, Türkiye aleyhine başlattıkları karalama kampanyasıyla dünya ve Türkiye kamuoyunda varlığını hissettiren sözde Ermeni Sorunu, 1970&#8242;li yıllardan itibaren yurtdışındaki Türk temsilciliklerine yönelik terör eylemlerine dönüşmüştür.</p>
<p>Gurgen (Karekin) Yanikan adlı bir yaşlı Ermeni’nin 27 Ocak 1973&#8242;de ABD&#8217;nin Santa Barbara kentinde, Türkiye&#8217;nin Los Angeles Başkonsolosu Mehmet Baydar ile Konsolos Bahadır Demir&#8217;i katletmesiyle başlayan &#8220;Bireysel Ermeni Terörü&#8221;, 1975&#8242;den itibaren tıpkı 1915 öncesinde olduğu gibi &#8220;Örgütlü Ermeni Terörü&#8221;ne dönüşmüştür. Yurtdışındaki Türk görevliler, diplomatlar, elçilikler ve kuruluşlarına yönelik Ermeni saldırıları, kısa sürede hızlı bir tırmanma göstererek yoğunluk kazanmıştır.</p>
<p>Ermeni teröründe, Türkiye’deki iç huzursuzluğun zirveye çıktığı 1979 yılından itibaren büyük bir artış gözlenmeye başlanmıştır. Ermeni teröristler, 21 ülkenin 38 kentinde, 39&#8242;u silahlı, 70&#8242;i bombalı, biri de işgal şeklinde olmak üzere toplam 110 terör olayı gerçekleştirmişlerdir. Bu saldırılarda 42 diplomatımız ile 4 yabancı hayatını kaybederken, 15 Türk ve 66 yabancı uyruklu kişi de yaralanmıştır(3).</p>
<p>Ermeni terör örgütleri, dış dünyanın tepkileri üzerine 1980’li yıllarda taktik değiştirerek, PKK terör örgütü ile işbirliğine girmişlerdir. 1984 yılında PKK sahneye çıkarılmış ve Asala-Ermeni terörü geri plâna çekilmiştir. Belgeler, Bekaa ve Zeli kamplarında ASALA ile PKK militanlarının birlikte eğitim gördüklerini ortaya koymuştur.</p>
<p>Türk güvenlik güçlerinin PKK terörü ile mücadelede başarı sağlamasının ardından Ermeni komiteleri, sözde iddialarını Ermenistan devletinin açık desteği ve Ermeni Diasporası aracılığıyla sürdürmeye devam etmektedirler. Çeşitli ülke parlamentolarından “sözde Ermeni Soykırımı”nı kabul eden yasaların ve önerilerin çıkmasını sağlamaya çalışarak, asılsız iddialarını dünya kamuoyuna kabul ettirmeye çalışmaktadırlar.</p>
<p>Amaçları, sözde iddialarını tüm dünyaya “tanıtmak”, Türkiye’yi bu temelsiz iddiaları “tanımak” zorunda bırakmak, sözde soykırımdan dolayı Türkiye&#8217;den &#8220;tazminat&#8221; ve &#8220;toprak&#8221; almak ve &#8220;Büyük Ermenistan&#8221; rüyasını gerçekleştirmektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurum.in/osmanli-ve-ermeniler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum&#8217;un Tarihi</title>
		<link>http://www.erzurum.in/erzurumun-tarihi/</link>
		<comments>http://www.erzurum.in/erzurumun-tarihi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 16:07:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PhiL0sQph3R</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dadaşlar Diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum chat]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[erzurumun tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[eski erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[yeni erzurum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurum.in/?p=19</guid>
		<description><![CDATA[Doğu Anadolu&#8217;nun en büyük kenti olan Erzurum&#8217;un MÖ 4900 yıllarında kurulduğu tahmin edilmektedir. Erzurum&#8217;u da içine alan bölge tarih boyunca Urartu&#8217;lar, Kimmerler, İskitler, Medler, Persler, Partlar, Romalı&#8217;lar, Sasaniler, Araplar, Selçuklular, Bizanslılar, Moğollar, İlhanlılar ve Safaviler gibi çok çeşitli kavim ve milletler tarafından idare edilmiştir. 1514 yılında şehir ve çevresini fetheden Osmanlılar, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin kurulduğu 1923 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğu Anadolu&#8217;nun en büyük kenti olan Erzurum&#8217;un MÖ 4900 yıllarında kurulduğu tahmin edilmektedir. Erzurum&#8217;u da içine alan bölge tarih boyunca Urartu&#8217;lar, Kimmerler, İskitler, Medler, Persler, Partlar, Romalı&#8217;lar, Sasaniler, Araplar, Selçuklular, Bizanslılar, Moğollar, İlhanlılar ve Safaviler gibi çok çeşitli kavim ve milletler tarafından idare edilmiştir. 1514 yılında şehir ve çevresini fetheden Osmanlılar, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin kurulduğu 1923 yılına kadar bu topraklarda hüküm sürmüşlerdir.</p>
<p>Milli mücadele, milli birlik ve bağımsızlık hareketinin temelinin atıldığı Erzurum Kongresi 23 Temmuz 1919&#8242;da Erzurum&#8217;da toplamıştır.</p>
<p>Erzurum&#8217;un bilinen ilk adı Doğu Roma (Bizans) İmparatoru II. Theodosius&#8217;a (408-450) izafe edilen Theodosiopolis&#8217;ti ve şimdiki Erzurum&#8217;un yerinde kurulmuştu. 4. yüzyıl sonuna doğru Roma İmparatorluğu sınırları içine alınmış ve 415 tarihinde Theodosios&#8217;un emriyle Şark Orduları Kumandanı Anatolius tarafından kurulmuştur. Urfalı Mateos&#8217;a göre bu şehir Garin mıntıkasında, Fırat&#8217;ın kaynağına yakın bir yerde (Belazurî) bulunuyordu. Bölgeye hakim olan Ermenyakos&#8217;un ölümü üzerine, yerine geçen Kali adlı karısı tarafından kurulduğu için Araplarda Kalikala (Kali&#8217;nin ihsanı) adını vermişlerdir. Belazuri Kalîkala&#8217;yı dördüncü Ermeniyye şehirleri arasında sayar ve Ermeniyye şehirlerinden biri olarak kabul eder. 10. yüzyıl İslam coğrafyacıları Kalikala şehri hakkında bize malumat vererek, doğuda ev eşyasının en önemlisi sayılan Kali&#8217;nin (halının) burada yapıldığını ve adını bu şehirden almış olduğunu kaydetmektedirler. Hudud Alalam&#8217;ın yazarı bu şehrin müstahkem bir kalesi bulunduğunu ve her taraftan gelen gazilerin burayı nöbet tutarak koruduklarını ve şehirde tüccarların çok olduğunu bildirmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurum.in/erzurumun-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarih Öncesi Çağlar</title>
		<link>http://www.erzurum.in/tarih-oncesi-caglar/</link>
		<comments>http://www.erzurum.in/tarih-oncesi-caglar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 15:50:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PhiL0sQph3R</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dadaşlar Diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum çağlar öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum chat]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurum.in/?p=16</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum ve çevresi özellikle son Kalkolitik ve Eski Tunç çağından itibaren yoğun iskana ve siyasi olaylara tanık olmuştur. Bunun sebebi en eski çağlardan beri önemli ticari ve askeri yolların kavşak noktasında yer alması, zengin akarsu kaynaklarını bünyesinde bulundurması ve doğal savunma zeminine sahip olmasıdır. Çevredeki sert iklim şartlarına rağmen dağ silsileleri ve akarsu boylarındaki verimli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum ve çevresi özellikle son Kalkolitik ve Eski Tunç çağından itibaren yoğun iskana ve siyasi olaylara tanık olmuştur. Bunun sebebi en eski çağlardan beri önemli ticari ve askeri yolların kavşak noktasında yer alması, zengin akarsu kaynaklarını bünyesinde bulundurması ve doğal savunma zeminine sahip olmasıdır. Çevredeki sert iklim şartlarına rağmen dağ silsileleri ve akarsu boylarındaki verimli ovalar tarıma ve bilhassa hayvancılığa uygun bir ortam oluşturmuştur. Karaz, Pulur ve Güzelova kazılarının tanıklığında, yaklaşık altı bin yıldan beri çevredeki yaşama biçiminin devam ettiği söylenebilir. Bölgede M.Ö. IV. binden itibaren çok kuvvetli bir kültür birliğinin olduğu da ortaya çıkmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurum.in/tarih-oncesi-caglar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurumun Adı</title>
		<link>http://www.erzurum.in/erzurumun-adi/</link>
		<comments>http://www.erzurum.in/erzurumun-adi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 15:30:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PhiL0sQph3R</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dadaşlar Diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum adı]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum canlı sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum chat]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum görüntülü sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum kameralı sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[erzurumun adı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurum.in/?p=12</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum&#8217;un bilinen ilk adı Doğu Roma (Bizans) İmparatoru II.Theodosios&#8217; a (408-450) izafe edilen Theodosiopolis&#8217; ti, şimdiki Erzurum&#8217; un yerinde kurulmuştu. IV. asır sonuna doğru Roma imparatorluğu sınırları içine alınmış ve 415 tarihinde Theodosios&#8217; un emriyle Şark Orduları Kumandanı Anatolius tarafından kurulmuştur. Urfalı Mateos&#8217; a göre bu şehir Garin mıntıkasında Fırat&#8217;ın kaynağına yakın bir yerde bulunuyordu. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum&#8217;un bilinen ilk adı Doğu Roma (Bizans) İmparatoru II.Theodosios&#8217; a (408-450) izafe edilen Theodosiopolis&#8217; ti, şimdiki Erzurum&#8217; un yerinde kurulmuştu. IV. asır sonuna doğru Roma imparatorluğu sınırları içine alınmış ve 415 tarihinde Theodosios&#8217; un emriyle Şark Orduları Kumandanı Anatolius tarafından kurulmuştur. Urfalı Mateos&#8217; a göre bu şehir Garin mıntıkasında Fırat&#8217;ın kaynağına yakın bir yerde bulunuyordu. Belazurî. bölgeye hakim olan Ermenyakos&#8217; un ölümü üzerine yerine geçen Kali adlı karısı tarafından kurulduğu için Araplarda Kalikala (Kali&#8217; nin ihsanı) adını vermişlerdir. Belazuri Kalîkala&#8217; yı dördüncü Ermeniyye şehirleri arasında sayar ve Ermeniyye şehirlerinden biri olarak kabul eder. X. asır İslam coğrafyacıları Kalikala şehri hakkında bize malumat vererek, doğuda ev eşyasının en önemlisi sayılan Kali (halı)nın burada yapıldığını ve adını bu şehirden almış olduğunu kaydetmektedirler. Hudud alalam&#8217; ın yazarı bu şehrin müstahkem bir kalesi bulunduğunu ve her taraftan gelen gazilerin burayı nöbet tutarak koruduklarını  ve şehirde tüccarların çok olduğunu bildirmektedir. Bugünkü Erzurum adı ise, Erzen&#8217; in Selçuklular tarafından fethedilmesi üzerine ahalisinin Theodosiopolis&#8217; e (Kalikala=Karin) göç etmelerine müteakip bu şehre Erzen ve Türk hâkimiyetinin ilk safhalarında bu adın sonuna, Meyyafarikin (Silvan) ile Siirt arasındaki Erzen&#8217; den ayırmak ve Anadolu&#8217;ya ait olduğunu belirtmek üzere Rum kelimesi ilave edilerek, Erzen al-Rum denilmesinden kaynaklanmıştır. Selçuklular tarafından Erzurum&#8217;da basılmış paraların üzerinde şehrin adı Arzan al-Rum şeklinde yazılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurum.in/erzurumun-adi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

